86. sure · Mekkî · 17 ayet · İniş sırası 36
Târık Suresi
الطارق
Meal: Diyanet Vakfı Kuran Meali, Diyanet Vakfı Kuranı Kerim Meali, 2000
-
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve târıka andolsun.
-
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Bilir misin nedir Târık?
-
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
-
إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
-
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
-
خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ
Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.
-
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.
-
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ
Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
-
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!
-
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
(O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
-
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
Yağmurlu göğe andolsun,
-
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
-
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
-
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
O, boş bir söz değildir.
-
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
-
وَأَكِيدُ كَيْدًا
Ben de bir tuzak kurarım.
-
فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!